Günlerden yine güzel bir gündü. İçimiz heyecandan kıpır kıpır gözümüz yollarda zamanımızın dolmasını bekliyoruz. Ekibimizin içerisinde Tiyatrocu Meddah Mehmet Beyazıt, Ali Rıza Uygur hocamız gibi ağabeylerimiz var. İlk ve ikinci umrelerde sonra 3. umre 50 kişilik bir kafileyle Ali Saylan hocamızla beraber mayıs ayı umresine gitmiştik. Vakit dar olduğu için ekibimizle umreye iyice kilitlenmiştik.
      Yer Mekke; umrelerimizi yapmış artık tavaflarımıza hız kazandırmıştık. İlk kandil olan regaibi icra edeceğiz. Öğleden sonra bütün arkadaşlarla beraber kandil programını icra edeceğiz. Ardından akşam umreye gideceğiz. Gece sabaha kadar ibadetlerle Kabede değerlendireceğiz. Ali Saylan hocamız kuran okumuş ben ilahiler, Mükremin hocada 3 aylar ve Regaip kandili üzerine sohbet etmişti. mehmet Beyazıt hocamız Sakarya Türküsünü okumaya başlamış, Ali Rıza hocamızla beraber düet yapmışlardı.Mehmet Beyazıt hocamızın Sakarya Türküsünde öyle bir aşka gelmesi ile ses tonu yükselmişti ki , hızlı koşar adımlarla merdivenlerden ayak sesleri duyulmuş biri salona hızlıca girdi , giren bu kişi şirketimizin sahibi Abdulvahab beydi. Geldi, cok heyecanlıydı.Bir sandalye çekti ve oturdu.Beyazıt hocamız şiirin “ayağa kalk Sakarya” bölümünde heyecana kapılmış oldu ki Şiirin aşk ve muhabbetiyle ayağa kalkmıştı.Neden hızlıca indiğini sorunca zannetm ki kavga var yetişeyim ayırayım dedim demişti.
O geceyi umre yaparak sabah kadar değerlendirmiştik.derler ya eskiler nerde o günler…
Özel bir gezi… Havva anamız Cebeli bereket turizmle ilk benim 3. umremdi. Abdul Vahab bey bizlerle yakından ilgileniyor. Umre ve ibadetlerimizde yardımcı oluyordu. Ciddeyi çok merak ediyorduk. Bir otobüs arkadaş ile birlikte Ciddeye gittik ilahiler, kuran-ı kerimler, Beyazıt hocamızdan menkıbeler yolculuğumuzu renklendiriyordu. İlk önce kızıl denizin kenarında Hızır (a.s) ile Musa peygamberin buluştuğu yer olarak gösterilen ayakları denizin içerisinde olan bir cami, hz. Fatıma camiinde öğle namazını kıldık ve öğlen yemeğimizi yedik. Ardından ekibimizle beraber Havva anamızın kabri şerifine gitmiştik. Görevliler kabristanda temizlik yapıyorlardı. Bizler içeri girmek istedik. Kapı ardına kadar açılmıştı. Sanki anamız bizi kucaklıyor bağrına basıyordu. Ardından duamızı yaptık. Topluca otobüsteki yerimizi aldık. Vahab bey kendisinin 33 yıldan bu yana burayı ziyarete geldiğini fakat hiçbirinde bu kapı açılmamıştı. Bunu anlattığı zaman ne kadar şanslı olduğumuzu bilmemiz gerektiğinin altını çizdi. Değerli dostlar Allah nasip ederse gelin sizlerle umre ve hacca gidelim oraları gezelim. Bu haftalık bu kadar vesselam…
Next
This is the most recent post.
Previous
Önceki Kayıt
 
Top